Dijimecmua Ana Sayfa
Giriş Yap veya Üye Ol
Discovery Channel Magazine - Doğa Yaşam Dergisi
Ana Sayfa > Discovery Channel Magazine

Discovery Channel Magazine Dergisi Mesaj Gönderin

LütfenDikkat! Buradan göndereceğiniz mesaj Discovery Channel Magazine adlı yayının yetkilisine gönderilecektir. Göndereceğiniz mesajın doğru adrese gitmeme ihtimalini lütfen göz önünde bulundurunuz.

Discovery Channel Magazine Dergisi Emeği Geçenler

HEMEN OKU

Discovery Channel Magazine

Doğa Yaşam Dergisi

Bildiğimiz Dünya

Nazi Almanya’sı ve Japon İmparatorluğu İkinci Dünya Savaşı’nı kazanmıştı. Savaştan hemen sonra dünyanın her bir yerinde kukla hükûmetler kuruldu. Amerika Birleşik Devletleri Japonya ve Almanya arasında ikiye bolundu. İtalya bütün Akdeniz’i işgal etti. SSCB dağıtılarak yok edildi. Çok geçmeden iki süper güç olan Almanya ve Japon İmparatorluğu arasında soğuk savaş patlak verdi. Hitler’in ölümünden sonra yerine gecen özel sekreteri Martin Bormann uzay çalışmalarını hızlandırarak Ay’da, Venus’te ve Mars’ta koloniler kurma girişimini başlattı.

Eğer... İkinci Dünya Savaşı'nı Almanlar ve Japonlar kazansaydı... Eğer Almanlar ve Japonlar, biri batıdan diğeri doğudan ABD'yi işgal etselerdi…

Tarihin bir noktasında olaylar daha farklı gelişseydi acaba dünya nasıl bir yer olurdu sorusu, eminim benim gibi birçok meraklı insanın da aklını kurcalamıştır. Yukarıdaki alternatif tarih kurgusunun mimarı Phlip K. Dick’in 1962’de yayınlanan Yüksek Şatodaki Adam romanında çizdiği bu tablo, bildiğimiz dünyanın yaşadığı tarihi kırılmalara aslında çok küçük bir müdahalede bulunuyordu. Basit tabirle kazanan oyuncularla kaybedenlerin yerini değiştiriyor, oyunun kendisine dokunmuyordu. Kitapta İkinci Dünya Savaşı gerçekleşmiş, kitlesel yıkımlar yaşanmış, dünya küresel anlamda bir çatışmaya girmiş, hızla gelişen askeri teknoloji nükleer silahlanma ve uzay
yolculuğunun onunu açmış ve tüm bu gelişmeler bir tur soğuk savaşı başlatmıştı. Peki, bunun neresi alternatif tarih diye sorabilirsiniz. Sanırım buna cevap vermeden önce konuya başka bir acıdan bakmamız gerekiyor.

Tarihçiler arasındaki yaygın bir söylentiye göre, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, Stalingrad’dan Kuzey Afrika'ya kadar uzanan bir coğrafyada Nazi orduları bozguna uğrarken, Alman ulusu çaresizlik içinde Hitler’in savaşı kazandıracak bir "süper silah" kullanacağını umuyordu. Diğer bir söylentiye göre bu silah V-2 roketi olabilirdi. Roket biliminin öncülerinden olan Wernher von Braun Naziler için neredeyse kusursuz çalışan uzun menzilli balistik bir füze üretmişti. Almanya bu füzelerle Birleşik Krallığı beklenmedik bir şekilde vurabilir ve böylece savaşın sonucunu değiştirebilirdi. Tabi ki bildiğimiz tarih böyle gerçekleşmedi, Amerikan ve Sovyet orduları Almanya’yı işgal etmeye başladılar ve bununla beraber onların tüm bilim insanları ve bilimsel gelişmelerinden faydalandılar. von Braun Amerika Birleşik Devletleri için çalışmaya başladı ve Apollo görevlerini başarıya taşıdı. Sovyetler Birliğinde ise Sovyet uzay programının gizemli baş tasarımcısı Sergei Pavlovich Korolev V-2 roketinden öğrendikleriyle Sputnik uydusunu Dünya yörüngesine fırlatmış ve uzay savaşlarının fitilini ateşlemişti. Bu hikayenin ayrıntılarını “Roket Biliminin Öncüleri” (Sf. 58) konumuzda okuyabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi biri kurgu diğeri de gerçek olan bu iki senaryoda çok sayıda benzerlik söz konusu. Her ikisinde de bir yandan gücünü teknoloji ve bilimden alan ve dünyayı küresel bir yok oluş ihtimaline sürükleyen nükleer savaş tehdidi, bir yandan da uzayın bilinmeyen noktalarını keşfetmenin büyüsü var. Sanırım bu noktada şu soruyu sormamız gerekiyor: İktidar ve zenginlik uğruna bilimin silah olarak kullanılmadığı gerçekten de alternatif bir tarih nasıl yazılabilir?

Bu sayıda ayrıca, İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren Britanya Muharebesi’ni stratejik boyutlarıyla masaya yatırıyor (Sf.32) ve eşsiz bir doğa manzarası eşliğinde Orta Asya’nın avcı kuşlarıyla tanışmaya gidiyoruz (Sf. 46). Ardından adli tıbbın derinliklerine dalıyor ve suçluların peşine düşüyoruz(Sf.74). Son olarak da nükleer teknolojinin yan urunu olan radyasyonun tarihini inceleyip (Sf.98) büyümek istemeyen yetişkinlerin eğlenceli dünyasına bir göz atıyoruz (Sf.88).

NOT: Bu sayımızı iki aylık olarak çıkarıyoruz. Temmuz ayında yeni sayımızı raflarda bulamazsanız şaşırmayın:)

Görüşmek üzere…

Yiğit Yeşillik

  • Arşiv Sayısı : 10
  • Son Sayı : Haziran-Temmuz 2015
  • Yayın Türü : E-Dergi
  • Yayın Süresi : 2 Aylık

Discovery Channel Magazine Dergisi Tüm Sayıları

ANA SAYFA  l  HAKKIMIZDA  l  YASAL UYARI  l  YAYINCI AVANTAJLARI  l  SIK SORULAN SORULAR  l  BASIN ODASI  l  İŞLEM REHBERİ  l  İLETİŞİM

Ücretsiz Yayınlar

© Dijimecmua.com - 2016