Dijimecmua Ana Sayfa
Giriş Yap veya Üye Ol
Haberler
Ana Sayfa > Haberler

Gezi Parkı Olayları

Bir tarafta yoga yapanlar, bir tarafta ‘Devrim Market’, bir tarafta mescit, her tarafta çadır… Bir yanda halay çeken PKK’lılar, diğer yanda nutuk atan Kemalistler. Gezi Parkı, Türkiye’de belki de hiçbir zaman bir araya gelmeyeceğini sandığımız grupları birleştirdi. En çok da 1990’larda doğmuş, Y kuşağı gençleri aktifti. Tempo’nun bu kuşaktan iki muhabiri parktan izlenimlerini derledi.
Gezi Parkı Olayları
“Kahvaltı hazır…” Gezi Parkı'nda çadırlarda kalan gençler, güne megafondan gelen bu sesle uyanıyor. Saat 9.00. Park, sabahları tenha. Biz de mutfağın yolunu tutuyoruz. Kahvaltıda simit, poğaça, kaşar, salam, sandviç… Ne arasanız var. Kahvaltıya yetişemeyenler de düşünülmüş. Eline poğaçayı, böreği alan çadırları gezip, yeni uyanan arkadaşlara kahvaltı dağıtıyor. Bir saat sonra aynı ses parkın sokaklarında bir kez daha duyuluyor: “Arkadaşlar! Mutfakta hala ekmeğe ihtiyacımız var, dışarıdakilere duyurun.” İhtiyaç listeleri, Twitter, Facebook üzerinden hemen paylaşılıyor.

Eylemler ikinci haftasına girdiğinde, yemekhanede o kadar fazla erzak vardı ki, yardıma gelenler şu sözleri geri çevrildi: “Burada yaşayanlara üç yıl yetecek kadar erzak bulunuyor. Siz en iyisi ihtiyacı olan başka stantlara bırakın.” Yemek işi, parktakileri birleştiren şey.

Mesela Taksim Dayanışma Sahnesi’nin karşısında uzun sıra… Omlet ve yağda yumurta yapılıyor. Gecenin 12’sinde dokuz kişi durmadan yumurta pişiriyor. Bu işi organize eden Levent Bey’le konuşuyoruz, kendisi sinemacı. “Reklam yapıyormuşum gibi görünmek istemem” diyerek soyadını vermiyor ve yumurta fikrinin nasıl çıktığını anlatıyor: “Ben koşamam, barikat kuramam, ne yapabilirim diye düşündüm. Çocukların yumurta yemek isteyeceklerini tahmin ettim.” Levent Bey bunu akıl etmiş etmesine ama bütçesi ancak iki gün durmadan yumurta pişirmeye yetiyor. Ama burada hareketi başlatmak önemli… Fikri beğenenler, koli koli yumurta getirip, gönüllü olarak tavanın başına geçince ‘yumurta günleri’ iki gün yerine dokuz gün sürüyor.

Parkta kalmanın ya da uzun zaman geçirmenin en çok tartışılan taraflarından biri, kişisel ihtiyaçların nasıl karşılandığıydı. Tuvalet sorunu nasıl çözülüyor, banyo işi nasıl hallediliyor, özellikle kadınlar ne yapıyor? Kimi nöbetleşe eve gidip duş alırken, kimi beş litrelik suyla saçını yıkıyor. Tuvalet ihtiyacı, yakındaki otel ve kafelerde gideriliyor. Diş macunu, diş fırçası, ped gibi şahsi ihtiyaçlar da dışarıdan gelenler tarafından sağlanıyor. Telefonlarının şarjı bitenler için civardaki otellerden çekilen kablolarla parkın belli yerlerine ‘şarj noktaları’ kurulmuş.

Gezi Parkı’nda LGBTT’liler, fanatik taraftarlar, feministler, ulusalcılar, Kürt milliyetçileri, sol örgüt üyeleri var. Taraftarların küfürlü tezahüratlarına LGBTT ve feministlerden tepki gelince taraftarlar şaşırıyor. BDP’lilerin olduğu bölümdeki sembollerden rahatsız olan ulusalcılar da burada, 10. Yıl Marşı’nın farklı anılar canlandırdığı Anti-kapitalist Müslümanlar da. Fiziksel sataşma yaşanmıyor, belki de herkes 1990’lı gençler gibi, geçmişteki olayları, çatışmaları hiç yaşanmamış saymayı ‘hafızasız’ olmayı istiyor.

Haberin tamamı için tıklayın...

Editörün Seçtikleri
Gezici Festival 19. Yolculuğuna Hazırlanıyor Gezici Festival 19. Yolculuğuna HazırlanıyorGezici Festival 29 Kasım–5 Aralık Ankara, 6–9 Aralık Sinop'ta.
Ankara Sinema Derneği tarafından
ANA SAYFA  l  HAKKIMIZDA  l  YASAL UYARI  l  YAYINCI AVANTAJLARI  l  SIK SORULAN SORULAR  l  BASIN ODASI  l  İŞLEM REHBERİ  l  İLETİŞİM

Ücretsiz Yayınlar

© Dijimecmua.com - 2016