Dijimecmua Ana Sayfa
Giriş Yap veya Üye Ol
Haberler
Ana Sayfa > Haberler

Teknoloji Mobimag'la Dijimecmua'da

Türkiye'nin önde gelen teknoloji dergilerinden Mobimag artık Dijimecmua'da. Teknolojide son trendler, karşılaştırmalı ve özgün ürün analizleri her ay Mobimag'da.
Teknoloji Mobimag'la Dijimecmua'da
Aralık sayısında yine birbirinden özel teknolojik ürünlerin tanıtıldığı ve karşılaştırıldığı Mobimag yine dopdolu.

Gelin bakalım Mobimag Genel Yayın Yönetmeni, Aralık sayısı için editör yazısında neler yazmış;

Galaktik çağın küresel evleri

Bu aydan itibaren 21’inci yüzyılın ilk on yılını bitireceğimiz, 2010 yılına giriyoruz. Yeni bin yılın ilk on yılı. Bu on yıl içinde dünya ve ülkemizde bilim ve teknolojide birçok önemli olaya tanık olduk. Ancak önümüzdeki yüzyıla en çok damgasını vuracak gelişmelere yeni yeni tanık oluyoruz. Bu ay haberlerimiz içinde yer alan uzay oteline dikkatinizi çekmek isterim. İspanyol bir şirket, insanın uzayda sivil varlığı yolunda önemli bir adım atacak gibi görünüyor. Henüz proje aşamasındaki bu girişim gerçekleşirse, insanoğlunun uzayda yaşayabilmesi için önemli teknolojik gelişmelerin önü açılmış olacak. İnsanlık, uzay teknolojilerinin geliştirilmesi için en büyük ivmeye çevreci baskılardan dolayı kavuşacak. Yok yanlış anlamayın, kirlenen dünyayı terk etmek ya da bir felaket yaklaşıyor da parası olan birilerinin uzaya kaçmak için teknoloji geliştiriyor olması değil. Çevreci politik eğilimler, insanları çevreye sıfır zarar verecek teknolojilere yönlendirdikçe, dış dünyadan en az kaynağı alarak ve onu en az kirleterek insan yaşamını sürdürme çabası, bizleri uzay teknolojilerine yaklaştırıyor. Gezegen üzerinde sıfır kaynak kullanımı demek, uzayda aynı çevrim içi yaşam ünitelerinin çalışabilmesi anlamına geliyor.

Çok ilginç olarak, ilk uzay otelini kurmak için kolları sıvayan Galactic Suite şirketinin bir başka projesi ise Everest Otel. Everest Dağı’nın zirvesine konulacak küre mağara otel 5 yıldızlı konfor sağlarken dışarıda az miktarda bulunan oksijen, temiz su, enerji gibi tüm ihtiyaçlar küre mağara evler tarafından uygun teknolojilerle üretilecek, depolanacak ve otel sakinlerinin kullanımına sunulacak. Teorik olarak Everest Dağı’nın başında olmak ya da okyanusun on bin metre altında olmak ile uzayda olmak arasında insan yaşam destek sistemi açısından büyük bir fark yok. Yerçekiminin olmaması ve güneşin zararlı ışınları ise çözülebilir görünüyor. Geçen yıl Mobimag dergisinde, astronot (gökmen) eğitimi alan ilk Türk Serkan Anılır ile ilgili bir haber yapmıştık. Halen Japon Uzay Ajansı’nda (JAXA) görevli bulunan Anılır’a üzerinde çalıştığı konuları sormuştuk. Biz özellikle uzay asansörü ve uzayda kolonileşme üzerine sorularımızı yoğunlaştırırken, o ise, bugün dünya için çevreci denilen, kendi kendine yetebilen yaşam alanları çalışmalarının çok önemli olduğunu söylemişti. Ve eklemişti, dünya da uzayda bir yer.

Aslında çevrecilik ve uzay teknolojilerinin birbirine bağlanıyor olması hayli ilginç. Kendi kendine yeten, dünyayı hiç kirletmeyen, siborg küre mağaralarımız ile insanlık medeniyeti bir kez daha mağara dönemine dönüyor. Dünya, iletişim teknolojileriyle küresel bir köye dönüşümünü tamamlarken, sanki yeni bir medeniyet çağının önünde duruyor. 21. yüzyılın ilk on yılını bitirirken insanoğlu sivil uzay çalışmalarını hızlandırıyor.

Galaktik çağ ve onun medeniyet anlayışı önümüzdeki yüzyıllara önemli damgalar vuracak. Galaktik çağ, küreselleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıksa da, küreselleşmeyi tersine çevirmesi açısından da oldukça ilginç ve incelemeye değer. Çünkü uzaya çıktığınızda dünya ile anlık iletişim kurmanız neredeyse imkansız. Çünkü teorik olarak hiçbir sinyal ışıktan hızlı gidemeyeceği için dünya ile uzaydaki bir nokta arasında önemli zaman farkları doğuyor. Bu da telefonun mantığı olan karşılıklı anlık diyaloğu öldürüyor. Yani siz Mars’tan, ‘alo’ dediğinizde, Mars’ın dünyaya en yakın olduğu mesafe 55,7 milyon kilometre, ortalama ise 230 milyon kilometreyi düşünürseniz, sizin sesinizin oraya gitmesi en azından 10 dakika ile yarım saat arasında sürecek, yanıt ise aynı sürede geri gelecek. Karşılıklı diyalog imkansız gibi. Yani Galaktik çağda gezegen üzerinde kullandığımız iletişim kültürü tamamen tersine dönecek görünüyor. Dünya küreselleşirken bizlerin de küre evlere doğru yönelmemiz ilginç bir ironi. Galaktik çağda ‘küresellik’, yerelliğin ta kendisine dönüşecek gibi görünüyor. Tüm bunları yazarken gezegenin ve insanlığın mevcut durumunu unutmamak gerekiyor. Halen karasal telefon ve internetle tanışmamış milyarlarca insan var. Açlıktan ve salgın hastalıklardan milyonlarca çocuk ölüyor. Gezegenin bir çok yerinde hala bölgesel savaşlarda on binlerce insan ölüyor. Gezegen hızla ısınıyor. Teknolojik ve sayısal uçurumun, galaktik uçuruma dönüşmemesi için insanlığın bu gezegende birçok konuyu 21. yüzyılda halletmesi gerekiyor. Toptan bir yok oluş için 2012 tarihi gibi, metafizik mevzulara girmeye gerek yok. Bu şekilde devam edersek evimiz Yeryüzünü çöplüğe çevirmemize pek de fazla kalmadı.

2010 yılı hepimize kutlu olsun, Galaktik çağa hoşgeldiniz! İyi okumalar...

EDİTÖR
F. Resul Buksur
Son Eklenen Haberler
Tüm haberler için tıklayın...
Editörün Seçtikleri
Gezici Festival 19. Yolculuğuna Hazırlanıyor Gezici Festival 19. Yolculuğuna HazırlanıyorGezici Festival 29 Kasım–5 Aralık Ankara, 6–9 Aralık Sinop'ta.
Ankara Sinema Derneği tarafından
ANA SAYFA  l  HAKKIMIZDA  l  YASAL UYARI  l  YAYINCI AVANTAJLARI  l  SIK SORULAN SORULAR  l  BASIN ODASI  l  İŞLEM REHBERİ  l  İLETİŞİM

Ücretsiz Yayınlar

© Dijimecmua.com - 2016