Dijimecmua Ana Sayfa
Giriş Yap veya Üye Ol
Hayatımız Sigortalı - Sektörel Dergisi
Ana Sayfa > Hayatımız Sigortalı

Hayatımız Sigortalı Dergisi Mesaj Gönderin

LütfenDikkat! Buradan göndereceğiniz mesaj Hayatımız Sigortalı adlı yayının yetkilisine gönderilecektir. Göndereceğiniz mesajın doğru adrese gitmeme ihtimalini lütfen göz önünde bulundurunuz.

Hayatımız Sigortalı Dergisi Emeği Geçenler

HEMEN OKU

Hayatımız Sigortalı

Sektörel Dergisi

Sektörde taşlar yerine bir türlü oturamadı

Evet, ne yazık ki trafik sigortalarında tavan fiyat uygulaması sigorta sektörünün kimyasını bozdu. Yaratılan kaotik ortamdan çıkış yolları aranıyor. Hazine ve sigorta şirketleri bu süreçten çıkış için bir araya geliyorlar. Edindiğim bilgilere göre Hazine'nin masaya getirip şirketlere nefes aldırmayı amaçladığı üç maddelik planın şirketler tarafından yeterli görülüp görülmediği en çok merak edilen konu. Trafik Sigortası Genel Şartları’nda değişiklik, 1-2'inci basamaktaki araçlara havuz ve mali açıdan şirketlere sağlanacak avantajlar. Bir de bunlara Hazine yetkililerinin Yargıtay nezdinde temaslarını da eklemek gerekir. Hazine bunları yeterli görüyor. Hiç olmazsa yıl sonuna kadar. Şirketlerin ise Hazine'nin ortaya koyduğu bu iyileştirme maddelerinin yeterli bulunmadığını, "Bunlar sorunun çözümüne katkıda bulunacak şeyler değil. Üzerinde çalışılan fakat bize çare olacak şeyler değil" dediklerini duyuyorum. Bir orta yol bulunacağını umut etmekten başka çare yok. Şirketlerin beklentisi daha direkt çözümler. Hazine'nin de o yönde elinin kolunun siyaset tarafından bağlı olduğunu eklemek gerekiyor.

12 Nisan sonrası sigorta şirketleri bu fiyatlardan trafik poliçesi kesmeme konusunda ısrarını sürdürdü. Trafik kesmek istemeyen şirketler ne yaptılar, ettiler poliçe kesmediler. Rekabet Kurumu şirketleri bastı. Yine de kesmeyen kesmedi. Pazar paylarına bakıldığında bu ortaya çıkıyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne bakıldığında durum sıkıntılı. Yani Hazine Müsteşarlığı açısından. Sektör endüstrisinde ve kamuoyunda konuyu takip edenler şu kanıya vardı: "Hazine, sigorta şirketlerine söz geçiremiyor…" Durum gerçekten böyle mi? Hani bir bürokratımız "Devlet ile bilek güreşi yapılmaz" demişti ya bu durum için böyle mi, yoksa "Uçurumdan aşağı atılmak istenen birinin direnmesi mi" denilmeli? Şirketlerin "Her kesilen poliçeden yüzde 18 zarar edeceğim. Neden keseyim?" yaklaşımı var. Şirketler "Benim hesabım doğru" diyor. Hazine de "Ben yaptığım hesabı şirketlerle tartışmam. Vahşi kapitalizme izin vermeyeceğim" diyor. Ama görünen o ki devletin sigorta şirketi de kesmek istemiyor. Burada garip bir durum yok mu?

Orta yol şart

Bir orta yol bulunması, iletişim şart. Bu bir çalıştay mı olur, seri toplantı mı olur bilemem. Fakat bu sorunun her tarafı tatmin edecek şekilde sonuçlandırılmasını dört gözle bekliyoruz. "Benim hesabım bu. Değer kaybını da orijinal yedek parçayı da bedeni tazminatı da en yüksekten ödesin bu yabancılar. Neden bunları koruyorsunuz?" yaklaşımı sağlıklı değil.

Fakat Hazine Müsteşarlığı otoritesini de kaybetmek istemiyor. Bir şekilde seri görüşmelerden netice alınamazsa seri cezalandırmalara geçileceği ifade ediliyor. Belki de bu yazı dergimizde yayımlandığında cezalar kesilmiş bile olabilir. Çünkü son görüşmelerin Ankara kulislerinde "Tünelden önceki son çıkış olarak" olarak tanımlandığı da iddialar arasında. Umarız görüşmelerden olumlu bir netice çıkar.

Acentelere kurdeşen döktürdü

Acenteler ve sigortalıların, bu sorunu sonuna kadar hisseden kesim olduklarını söyleyebilirim. Acenteler bir poliçe kesmek için yırtınıp durdu. Otorizasyona düşen poliçe talepleri, ekranda beliren "Bu araç grubu için şirketimiz size destek vermeyecektir" uyarı yazıları, acentelere kurdeşen döktürdü denilebilir. Hatta geceleri sistem onay veriyor diye acentelerin gece yarılarına kadar poliçe kesebilmek için mesai yaptıklarını duydum hep. Acenteler, trafik sigortası yüzünden çok müşteri kaybettiklerini de söylüyorlar. Bu süreçte acentelerine ekranlarından bazı araçları için poliçe kesilmesi için onay vermeyen şirketlerin bankalar aracılığı ile onay verdiklerine inanmak istemiyorum. Doğruysa gerçekten düşündürücü bir durum.

Bu yaşanan son kaos artık acentelerin trafik sigortalarına bel bağlamaması gerektiğinin ön uyarısı olduğu söylenebilir. Artık “Kapıdan gelsin bir müşteri ekrandan bilgilerini gireyim, yüzde 17 komisyonumu alayım” mantığı ortadan kalkıyor. Şimdi acente dostlarımın çantada keklik gördüğü yüzde 10 komisyonun da yakın gelecekte tartışılacağını bilmeleri gerekiyor. Tabii ki sigorta şirketleri lehine bir iyileştirme olmaz, sürecin 2018 sonuna kadar devam etmesine karar verilirse. Evet, şayet böyle olursa şirketler ufak ufak internetten satışa geçebileceğinin sinyallerini veriyorlar. Edindiğim bilgilere göre geçmemelerinin tek sebebi yılbaşında fiyatların tekrar serbest bırakılma olasılığıdır. Şayet o olasılık da ortadan kalkarsa bence masaya bu alternatif gelecektir. Acente dostlarım buna hazırlıklı olmalı. Nasıl hazırlanabilirler derseniz, gelirlerinin arasına farklı sigorta ürünlerini katarak olmalı. Bunun da kolay olmadığını biliyorum. Bekleyip göreceğiz.

Hiçbir sigorta şirketini eleştiremem Trafik poliçesi kesmeyen ya da daha doğru tabir ile "Keseyim, ama hasarsızları keseyim bari" düşüncesi nedeniyle hiçbir sigorta şirketini eleştiremem. Onlar da ticari kurumlardır ve amaçları kardır. Bile bile zarar etmek, başka bir getiri beklentisi yoksa hiçbir ticari kurumun yapacağı bir iş değildir. Allah için hiçbiri de kesmiyorum demiyor, yanında ‘ferdi kaza, hukuksal koruma, kasko sat’ diyorlar. Poliçe talepleri otorizasyona düşüyor, ‘bölge müdürlüklerine başvurun ya da size bu araçta destek veremeyeceğiz’ denilerek iş yokuşa sürülüyor. Umarım kısa sürede kaos biter.

CAN KANTAR

  • Arşiv Sayısı : 67
  • Son Sayı : Temmuz 2017
  • Yayın Türü : E-Dergi
  • Yayın Süresi : Aylık

Hayatımız Sigortalı Dergisi Tüm Sayıları

ANA SAYFA  l  HAKKIMIZDA  l  YASAL UYARI  l  YAYINCI AVANTAJLARI  l  SIK SORULAN SORULAR  l  BASIN ODASI  l  İŞLEM REHBERİ  l  İLETİŞİM

Ücretsiz Yayınlar

© Dijimecmua.com - 2017