Dijimecmua Ana Sayfa
Giriş Yap veya Üye Ol
Olay Trend - Şehir Yaşam Dergisi
Ana Sayfa > Olay Trend

Olay Trend Dergisi Mesaj Gönderin

LütfenDikkat! Buradan göndereceğiniz mesaj Olay Trend adlı yayının yetkilisine gönderilecektir. Göndereceğiniz mesajın doğru adrese gitmeme ihtimalini lütfen göz önünde bulundurunuz.

Olay Trend Dergisi Emeği Geçenler

ABONE OL

Olay Trend

Şehir Yaşam Dergisi

Değişim!

Mevsimler değişti de insanlar aynı kaldı sanki. Eskiden ilkbahar ve sonbaharı yaşardık. Şimdi bir günde hatta birkaç saatte bir mevsimden bir mevsime geçiyoruz. Uzmanlar, ‘Bahar ayları ortadan kalktı. Kış, ilkbaharı alıyor; yaz da sonbaharı alıyor’ diyor. Neredeyse bahar ayları artık yok gibi. Şairlere şiirler yazdıran, romantiklerin mevsimi, gönül yaylarını gevşeten ilkbahar ve sonbahar tedavülden kalktı sanki. Peki ya insanlar. İnsanlar da artık mevsimler gibi. Ya bir şeyi çok seviyorlar ya da nefret ediyorlar. Ya aradaki mesafeyi koruyamayıp çok samimi oluyorlar ya da size karşı çok soğuk duruyorlar. Ayarımız tutmuyor bir türlü. “Beni bu havalar mahvetti” diyen Orhan Kemal’e selam olsun. Bizi neyin mahvettiğini bilemiyoruz. Şunu iyi biliyoruz ki; İnsanın insana tahammülü kalmadı artık. Şeyh Sadi’nin o güzel sözü geliyor aklıma; “İnsan bir damla kan, bin endişe”. Duyduğumuz endişeler, her şeyi kontrol etme zorunluluğumuz varmış gibi yaşamamız ve hep bir hedefe doğru koşmak zorunda hissettirilişimiz tahammül seviyemizi iyice düşürüyor. Hadi samimi olalım neredeyse “sıfıra” indiriyor. Endişeler arttıkça hayatı hem kendimiz hem de karşımızdakiler için zorlaştırıyoruz. Hayatın hızına yetişmeye çalıştıkça, hızlandıkça daha da hızlanmamız gerektiğini düşündürüyorlar bize. 90’larda birçok efsane şarkıya imza atan Çelik’in 2000 yılında milenyuma özel uygun olarak yaptığı ve içinde “Artık devir değişti e tabii Çelik de değişti” sözlerinin de olduğu “Aman Aman” şarkısını hatırlarsınız. Şarkı o dönem çok patlamış ve adeta her yerde bir slogan olmuştu. Yıl 2017. Tam 17 yıl geçmiş şarkının üzerinden. 2000’li yılları bile mumla arar olduk. Kulakların çınlasın Çelik! Bazılarının “gelişim” ve “ilerleme” dediği bu değişim aslında bir nevi “duraklama” ve “gerileme” insan için. İnsanların birbiriyle iletişim kurma imkânları arttıkça birbirinden daha da uzaklaşması başka türlü açıklanamaz. Ego’yu öne çıkaran ve “kişisel gelişim” adı altında insanların bencilliklerini pompalayan bir sistem yaratılmaya çalışılıyor sanki. İnsan ruh ve bedenden oluşan bir varlık. Ruhumuza yokmuş gibi davranıp onu bitirmeye ve sadece insanı bedenen var etmeye çalışırsanız böyle bir sonuçla karşılaşırsınız. Hem mutlu olup hem de çevremizdekileri mutlu etmek mümkün. Ilımlı, anlayışlı, karşısındakini de dinleyen insanlar git gide azaldı. Ama tahammülü güç olanlara tahammül eden hiç değilse etmeye çalışavn insanlar hâlâ var. Sezai Karakoç’un o güzel dizeleri geliyor aklıma; “Şükür ki insandan insana fark var”... İrfan Gürkan Çelebi “Hayata karşı tarafsız durmanız mümkün değil. Ya onu kirletenlerden ya da güzelleştirmeye çabalayanlardan biri olmaktan başka çareniz yok” diyor. Gelin güzelleştirmeye çabalayanlardan olalım.

Akın Güler

  • Arşiv Sayısı : 86
  • Son Sayı : Nisan 2017
  • Yayın Türü : E-Dergi
  • Yayın Süresi : Aylık

Olay Trend Dergisi Tüm Sayıları

ANA SAYFA  l  HAKKIMIZDA  l  YASAL UYARI  l  YAYINCI AVANTAJLARI  l  SIK SORULAN SORULAR  l  BASIN ODASI  l  İŞLEM REHBERİ  l  İLETİŞİM

Ücretsiz Yayınlar

© Dijimecmua.com - 2017